
Müzayedeler, popüler kültürün en büyük parçalarından birine dönüşüyor yeri geldiğinde. Zira, zenginin malı ister istemez hepimizin çenesini yoruyor. Ortada dudak uçuklatan bir miktarda sanat eseri satışı varsa, onun üzerine herkes bol bol konuşuyor. 2019, bu türden haberlerle dolu bir yıldı. Yanlış hatırlamıyorsam, şu malum duvara bantlanan muz olayı da (Buna ayrı bir başlık açmamız gerek, ne büyük geyik döndürdük ama hep birlikte!) 2019’da gerçekleşmişti.
İzlenimciliğin en önemli temsilcilerinden biri olan Claude Monet’in Haystacks serisinden bir eser, 110.7 milyon dolara bir müzayedede alıcı bulmuş. O dönem için bu haberi önemli kılan şey ise, elbette Monet’in “gelmiş geçmiş en pahalı izlenimci eser” unvanını tek hamlede ele geçirmesi. Bu konu üzerine Milliyet web sitesinde yazdığım bir yazı dikkatimi çekti. Sotheby’s tarafından gerçekleştirilen bu sansasyonel satış, yanlış hatırlamıyorsam o dönemde epey ses getirmişti. Üzerine bu kadar konuşulması da bana işin açıkçası hiç tuhaf gelmiyor. Claude Monet, hem eserleri sevilen ve ismi çokça bilinen bir ressam, hem de bu türden eser satışlarıyla karşılaşınca ana akım medyada bu türden işleri popülerleştirme kasları çalışmaya başlıyor. Çok fazla ajans ve web sitesinde görünce de elbette benim gibi (o dönem) içerik küratörlüğü yapan editörler de kendileri için bunun iyi bir gündem maddesi olabileceğini düşünüyor. En olmadı okur girer “Bu resim mi 110 milyon dolarmış?” der, bir iki satır da okur ve çıkar sonuçta! Para, üzerine konuşmanın en zevkli olduğu konulardan biri tabii…
Claude Monet’in hasat eserleri içinde en ünlüsü
Claude Monet, 1889-1891 arasında çalışmış Haystacks serisini. Bilindiği kadarıyla 25 adet eseri bulunuyor bu başlık altında toplanan. Her birinde hasat edilmiş yulaf gibi ürün yığınları yer alıyor kanvasın bir kısmında. Dolayısıyla aslında bu seriye Haystacks isminin verilmesi de pek şaşırtıcı değil.
İzlenimci bakışını ve dokunuşlarını eksik etmediği tüm Haystacks parçaları aslında çok ilgi görüyor. Fakat ilk kez bir Monet eserinin ve hatta bir izlenimci eserin satış fiyatında 100 milyon doları geçmesi, ilginin katlanarak artmasına neden oldu. Sanırım ondan sonra ana akım medyada Monet’in ve izlenimci ressamların ismini biraz daha fazla duymaya başladık bile diyebilirim. Hakkında konuşmayı ve okumayı sevdiğim ressamlardan biri Monet. Belki bir gün bu blog için geniş bir yazı yazarım kendisi hakkında. Keyif alarak yapacağım bir iş olduğuna eminim. Bu blog, yoğunluklu olarak bir müzik blogu olsa bile arada resime, filme, edebiyata ve daha fazlasına da temas etmek istiyorum elbette.
Milliyet için yazdığım ve konuya biraz daha geniş değindiğim yazıya, buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Yorum bırakın